Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 2026 Eylül sonu itibarıyla aktif İHA pilot lisansı sayısının 1 milyon 853 bini, satışa hazır İHA sayısının ise 81 bini aştığını duyurdu.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye Özel Sektör Havacılık İşletmeleri Derneği’nin (TÖSHİD) 1. Ulusal Havacılık Şurası İzleme ve Değerlendirme Zirvesi’nde yaptığı açıklamada, 2026 yılı Eylül ayı sonu itibarıyla aktif İHA pilot lisansına sahip kişi sayısının 1 milyon 853 bini aştığını bildirdi. Satışa ve uçuşa hazır İHA sayısının ise 81 bini geçtiğini belirtti.
Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin havacılık stratejilerini küresel ölçekte planladığını ve sivil havacılıkta önemli atılımlar yapıldığını vurguladı. 2002 yılında 26 olan aktif havalimanı sayısının 58’e çıktığını, bu sayının yapımı devam eden havalimanlarıyla 60’a ulaşacağını söyledi. Toplam yolcu sayısının 2002’de 34,5 milyon iken 2025’te 247 milyona yükseldiğini aktardı. Toplam hava aracı sayısının yüzde 424 artışla 2 bin 562’ye ulaştığını, havayolu işletmelerindeki uçak sayısının ise 162’den 872’ye çıktığını belirtti. Koltuk kapasitesinin 6 kat, kargo kapasitesinin ise yaklaşık 10 kat arttığını ifade etti.
Bakan Uraloğlu, ilk 10 havacılık firmasının ihracatının yaklaşık 29 milyar dolara ulaştığını ve hizmet ihracatının toplam 125 milyar dolara eriştiğini dile getirdi. Bu rakamların, havacılığın stratejik bir sektör olarak ülke ekonomisine doğrudan katkı sağladığını gösterdiğini söyledi. Körfez bölgesindeki gelişmeler nedeniyle artan maliyetlere karşılık, bazı havalimanlarında yer hizmetleri tarifesinde uygulanan dönemsel indirimlerin yıl geneline yayıldığını belirtti.
Türkiye’nin ICAO’nun 193 üyesinin 175’i ile Hava Ulaştırma Anlaşması’na sahip olduğunu belirten Uraloğlu, Türk hava yolu işletmelerinin 2026 itibarıyla 133 ülkede 356 dış hat noktasına ulaştığını kaydetti. Son dört yılda yapılan müzakereler sonucunda yaklaşık 890 haftalık ilave yolcu ve kargo trafik hakkı elde edildiğini, bunun yeni hatlara, daha fazla frekansa ve uçuş noktalarına dönüştüğünü ifade etti. Özellikle Asya-Pasifik bölgesindeki açılımlara stratejik öncelik verildiğini, Çin ile haftalık yolcu trafik hakkının 21 frekanstan 49 frekansa çıkarıldığını söyledi.
Kargo taşımacılığında da önemli kazanımlar elde edildiğini belirten Uraloğlu, Kanada’da kargo kapasitesinin sınırsız hale getirildiğini, Vietnam ve Kazakistan gibi ülkelerde kargo haklarının artırıldığını aktardı. İstanbul Havalimanı’nın 2025 yılında 2,1 milyon ton kargo ile Avrupa’da önemli bir konuma geldiğini ve e-ticaret merkezi haline getirilmesinin planlandığını sözlerine ekledi.
Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin havacılık alanındaki teknik kabiliyetini ve sertifikasyon kapasitesini geliştirmeye önem verdiklerini dile getirdi. Uçak bakım, yedek parça imalatı ve modifikasyon gibi alanlarda önemli atılımlar yapıldığını, HÜRKUŞ Eğitim Uçağı ve Gökbey Helikopterinin sertifikasyonunun gerçekleştirildiğini belirtti. İlk yerli tasarım sıcak hava balonuna tip sertifikası verilerek ihracatın önünün açıldığını söyledi.
Dijital dönüşüm çalışmalarına da değinen Uraloğlu, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü bünyesindeki birçok sürecin dijital ortama taşındığını, daha hızlı, şeffaf ve veri odaklı bir sivil havacılık yönetimi oluşturulduğunu ifade etti. İnsan kaynaklı hataları azaltan, kamu kaynaklarını verimli kullanan bir yönetim altyapısı oluşturulduğunu aktardı.
Bakan Uraloğlu, insansız hava araçları alanında İHA Takip ve Trafik Yönetim Sistemi Projesi ile geleceğin hava sahasının planlandığını belirtti. Sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda havalimanlarında yenilenebilir enerji yatırımlarının sürdürüldüğünü söyledi.
Ayrıca, 19-20 Kasım 2026 tarihlerinde Montreal’de gerçekleştirilecek ICAO Olağanüstü Genel Kurulu’nda Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü Konsey Üyeliği için seçime katılacaklarını duyurdu. Türkiye’nin bu seçimlerde Avrupa Sivil Havacılık Konferansı’nın adayı olarak güçlü bir konumda olduğunu belirtti. Konsey üyeliğine seçilmeleri durumunda Türkiye’nin küresel havacılık politikalarının oluşturulduğu masada doğrudan yer alacağını vurguladı.
Uraloğlu, önümüzdeki dönemde de taşıyıcıların ve pazarın ihtiyaçları doğrultusunda yeni hava ulaştırma anlaşmaları imzalamaya, mevcut anlaşmaları güncellemeye ve trafik haklarını geliştirmeye devam edeceklerini kaydetti. Hava ulaştırma anlaşmalarını turizmin, ihracatın, hava kargonun ve Türkiye’nin küresel bağlantılarının büyümesini sağlayan stratejik araçlar olarak gördüklerini sözlerine ekledi.
Yorum Yap